25 Kasım 2010 Perşembe

ELMALI İRMİK TATLISI




Bu hafta tarifimle beraber tahılların öneminden bahsetmek istiyorum.  Özellikle ek gıdaya geçiş yapan bebeklerin beslenmesinde bolca yer vermekte fayda var.

Uzmanlara göre bir bebeğin günlük beslenmesinde 80 gr. tahıl bulunması, sadece buğday değil, diğer tahıllara da yer verilmesi gerekiyor.

Tahıllar, bebeklerin fiziksel ve zihinsel gelişimine yardımcı oluyor. Liften zengin içeriğiyle sindirim sistemini düzenliyor ve bebeklerin bağırsaklarının sağlıklı çalışmasını sağlıyor.
Sağlıklı bir sindirim sistemini desteklediği için bebeğin midesine giden diğer besinlerin de emilimini ve faydasını da arttırıyor.

Ayrıca, tahıllardan sağlanan karbonhidratlar, bebeğin enerji üretmesi ve beyin aktiviteleri için en önemli kaynaklardan biri. İçerdikleri kompleks karbonhidratlar, enerji verici glikozu daha yavaş ve daha uzun sürede açığa çıkarıyor. Böylece bebeklerin obezite riski de azalıyor.
Kaynak: sağlıcakla kal.com

Haftanın hatırlatması:
 Ek gıdalara yeni geçmiş bebeklere İlk defa vereceğiniz besini deneyerek verin. İlk gün bir iki kaşık verdikten sora ertesi güne kadar alerji yapıp yapmadığını kontrol edin.
Alerji belirtileri:
Yüzde ya da boyunda kuru kırmızı pul pul lekeler.
Şişmiş dudaklar, kabarık göz kapakları ya da şişmiş el ve ayaklar.
Aşırı kusma
Göz sulanması, hırıltı, inatçı öksürük.

Bu tarifi ben kızım için haftada en az iki kere yapıyordum. Dönüşümlü olarak armutlu ve elmalı.
Ben irmikli tatları sevdiğimden miktarını fazla tutup kendimde yiyorum J.
Gayet besleyici, doyurucu ve hazırlaması da pratik olan bu tatlıyı bebeğiniz çok sevecek.
Henüz inek sütüne geçmemiş bebekler için devam sütlü tarifi yazıyorum. Tadı hafif ekşimtırak olur onu söyleyeyim.
Gerekli malzemeler:
-1 çorba kaşığı irmik
-1 küçük armut ve ya elma
-120 ml devam sütü
Meyveyi iyice yıkayın, soyun ve küpler halinde doğrayın.
Küçük bir tencerede az suyla 10 dk (armut kullanacaksanız 5 dk) pişirin.
Sütü ısıtın.  Meyveyi az şekerle süte ekleyin. İrmiği üzerine serpiştirin. (Büyük çocuklar için normal sütle hazırladığınızda şeker miktarını kendinize göre ayarlayın)
Hafif ateşte devamlı karıştırarak 10 dk daha ısıtın.
Kaynamasına izin vermeyin devam sütlü karışımın kaynamaması gerekiyor.
Soğumaya bırakın. Henüz pütürlü yiyeceklere alışan bebeklere ezerek verin.
Büyükler için bu tatlının üzerini çeşitli kuruyemişlerle süsleyip sunabilirsiniz.                            
Afiyet olsun.

24 Kasım 2010 Çarşamba

KAYISILI TEREYAĞI

Çocuklar için ana öğünler kadar ara öğünlerde çok önemlidir. Ara öğünlerde genelde bisküvi, kek, meyveli yoğurt veririz.
Kahvaltı ve yemeklerde yeterince ekmek yemediğine kanaat getirirseniz o zaman ekmek vermek de doğru karardır. Ama ekmekle beraber yanında vereceğiniz şeyler değişik olursa cazip hale gelebilir. 
Ekmek üzerine sürülen tereyağın üzerine rende çikolata serpebilirsiniz ve ya toz şeker serpebilirsiniz. Şekerli ekmek çocukken çok yerdim J Hiçbir tatlı şey bulamazsak bunu hazırlar yerdik.
Kayısılı tereyağı da hem kahvaltıda hem ikindi kahvaltılarında ekmeğin üzerine sürüp yiyebilecekleri yararlı bir alternatiftir.
Özellikle kabızlık sorunu çeken çocuklarınız için kayısının bağırsakları çalıştırdığını hatırlatalım.
 Diğer yararlarına gelince:
*Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar.
* Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olmasında rol oynar.
* Kan yapımını arttırarak, kansızlığa engel olur.
* Böbreklerde taş oluşumunun azalmasını sağlar.
* Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
* Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında son derece önemlidir.
* Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar.
KAYISILI TEREYAĞI
Gereken malzemeler:
1 Avuç kuru kayısı
50 gr tereyağı
Vanilya
3 çorba kaşığı toz şeker
1 çorba kaşığı badem tozu
Yapılışı:
Kayısıları yıkayın.
10 dk kaynar suda pişirin, toz şeker ve vanilyayı ekleyip blenderdan geçirin.
Daha sonra bu karışımı kaşıkla tel süzgeçten ezerek kabuklardan temizleyin. Ben hafif taneli bıraktım kayısıları siz çocuğunuza göre yaparsınız.
Tereyağı ve badem tozu ile karıştırın. Buzdolabında saklamayı unutmayın. Benim gibi fıstık tozu kullandım yarısında o da değişik oldu. 



BAL KABAĞI ÇORBASI

Özellikle ufak çocukları bebekleri olan anneler için bu çorba tarifleri bulunmaz nimet oluyor. Bilmediklerinden değil ama bazen akla gelmiyor işte.
Yine çok faydalı bir sebze seçtim sizler için ve bu sebzeyle yapılan lezzetli bir tarif hazırladım.
Ben kızım için yapana kadar kendimiz için hiç denememiştim bu çorbayı ve çevremde de yememiştim. Hâlbuki ne kadar da güzel oluyormuş. Önyargılı olmamak ve bu güzelim lezzetlerden mahrum kalmamak lazım. Uzun bir ara vermiştim şimdi oğlum için yapmaya başladım tekrar.
Balkabağı denince aklımıza ilk tatlısı gelir. Oysa değişik yörelerde çorbası, püresi, böreği de yapılır.
Bizim taraflılar böreğini yaparlar. Yani Yugoslav göçmenleri. Ama ben hiç tatmadım. Çocukken annemler teyzemler yapardı ama yediğimi hiç hatırlamıyorum.
Balkabağının inanılmaz faydalarını da yine burada sizlerle paylaşmak için araştırdığımda öğrendim.
Kabakta C vitamini, şeker, nişasta, albümin, salisilik asit peponin ve uçucu yağlar bulunur.  
(peponin’in tam olarak ne oluğuna şöyle bir bakındım nette ama bulamadım. Bilen bulan varsa yazsın lütfen merak ettim J)
-Beta-karoten (A Vitamini) deposu olan balkabağı, birçok kanser çeşidini önlemeye yardımcı olur. İçindeki `lutein` adlı karoten cinsi vücudu kansere karşı güçlendirir.
-Sigara içenlerin akciğer kanserine yakalanma riskini azaltır.
-Lifi bol bir sebze olduğu için bağırsak tembelliğine birebir.
-Kan şekerini düşürücü özelliği olduğu için şeker hastaları da tüketebilir
-Diyet yapanların balkabağı yemesinde sakınca yok; çünkü kalorisi oldukça düşük.
-Mineraller bakımından zengin olan balkabağını bir küçük tabak yediğinizde, vücuttaki A vitamini ihtiyacının yüzde 25`ini, C vitamini ihtiyacının yüzde 10`unu karşılamış olursunuz.
-Yüksek oranda potasyum içeriyor ve kalp hastalığı riskini azaltıcı antioksidanları barındırır.
-Felce sebep olan damar setleşmesini önlemeye yardımcı olur.
-Vücudun enfeksiyonlarla savaşmasını sağlar.
-Çiğ olarak salatalara rendelenip tüketilebilen balkabağı, bedeni temizler, sinirleri yatıştırır

Balkabağının Çekirdeği de Faydalı:Kabak çekirdeğinin de bilinmeyen birçok faydası var.
Çinko ve doymamış yağ asidi ile protein bakımından oldukça zengin; mide bulantısına iyi geliyor.
Bir bardağın dörtte biri kadar tüketildiğinde vücuttaki çinko ihtiyacının %20`sini, magnezyumun %50`sini karşılıyor.
Ayrıca kemik erimesi ve kan pıhtılaşması için önerilen K vitamini kabak çekirdeğinde yeteri kadar var.
Balkabağı çekirdeği Omega 3 ve Omega 6 sayesinde cildi tazeliyor, hormanal dengeyi koruyor.
(Kaynak: doktorcare.com)

Gerekli malzemeler:
1 pırasanın beyaz bölümü
1 parça balkabağı,
1 patates
Maydanoz
250 ml tavuk suyu
Tereyağı
Rendelenmiş peynir
Yapılışı:
Sebzeleri yıkayın, soyun.
Küçük parçalar halinde kesin ve tavuk suyuyla 20-30 dk pişirin.
Tereyağını ekleyin.
Blenderdan geçirin ve ya süzgeçte ezerek süzün.
Üzerine maydanoz ve peynir rendesi serpiştirin.
Hem size hem çocuğunuza afiyet olsun.

NE OYNASAK?

 NE OYNASAK?
Bazen çocuklarla ne oyun oynayacağımız ne yemek yapacağımız kadar önem taşır. Çocuğumuzla kaliteli zaman geçirmek, beraber olduğumuz vakitleri yararlı hale dönüştürmek isteriz.
‘Şimdiki çocuklar çok şanslı’ klasik lafı vardır ya. Aynen katılıyorum ama bir yandan da şanssız demek istiyorum. Neden mi? Çünkü sokak oyunlarını bilmiyorlar, eskiden evde annelerin anneannelerin yaptığı bez bebekleri, kuklaları bilmiyorlar. Ev içinde uydurulan oyunları bilmiyorlar.
Hatırlıyorum da okul dönüşü arkadaşlarla sokağa çıkmak için sabırsızlanırdık. Kızlar arasında en popüler oyunlar, ip atlama, lastik, sek sek, yakan top ve holihop çevirmeydi. Deli gibi ‘İs- tan- bul- lu-lar’ oynardık lastikte zıplaya zıplaya.
Ha bir de şimdi hatırladım. Küçük lastik toplar vardı. En yükseğe atıp o top düşene kadar ellerimizi önümüzde arkamıza şaklatarak hızla  1-2-3-4-5-6….. diye sayardık. Hatırlayanınız var mı? Anlatabildim mi bilmiyorum.
Evde en sevdiğim oyun ise masa altında oynadığım evcilik oyunuydu. Ya da sandalyeleri birleştirip üzerine bir örtü atıp çadır yapardım. Şebnem vardı. Hatırlarsınız. Kağıttan bebek. Onunla oynamak büyük bir zevkti.
Şimdi soruyorum içimizden kaç kişi çocuklarımız için odalarına yığdığımız o pahalı oyuncaklar haricinde, birlikte yaptığımız oyuncaklarla oynuyoruz. Yani faaliyet yapıyoruz J. Vakit ayırabiliyor muyuz? Zaman oluyor belki ama aklımıza gelmiyordur hali hazırdakiler varken başka şeyler yapmak.
Geçen gün raftaki kitapları düzenlerken araya sıkışıp kalan, Ali Çankırılı’nın 365 eğitici oyuna yer verdiği ‘Benimle oynar mısın anne’ kitabı elime geçti.
Bu hafta bir değişiklik yapıp size bu kitaptan çocuklarınızla oynayabileceğiniz birkaç oyun tarifi vereceğim.
Hem dışarıda, yolculukta, hem ev de çocukların zekâsını, el becerisini geliştiren, öğretici oyunlar oynamak için çok fazla malzemeye ihtiyacımız yok aslında. İşte birkaç örnek:
Evin İçinde Hazine Avı
*Gerekli olanlar: Küçük oyuncaklar, kağıt, kalem.
Çocuğunuzun küçük oyuncaklarını, kitaplarını ve küçük şekerleri saklayarak, bunların yerlerini bir kâğıda evin bölümlerini çizdiğiniz haritada işaretlerin ve bir hazine haritası oluşturun.
Çocuğunuz haritayı kullanarak sakladıklarınızı bulsun.
Yap-boz Harita
*Gerekli olanlar: Türkiye ve ya dünya haritası, Karton, yapıştırıcı.
Çocuğunuzla Türkiye haritasını bir kartona yapıştırın. Çocuğun yaşına göre 3 parça ve ya 4-5 parçaya kesin. Daha büyük çocuklar için 7 bölgeye ayırabilirsiniz.
Dünya haritasını da önce kıtalara sonra ülkelere ayırarak bir diğer yap-boz hazırlayabilirsiniz. Çocuklar böylelikle ülkesini ve dünyayı tanıyacaktır.
Yatma Zamanı Oyunu
Gerekli olanlar: Oyuncak hayvan, oyuncağı içine alacak büyüklükte karton kutu, ve havlu ve ya ufak yastık.
Çocuğunuz uykuya gitmekte isteksiz mi davranıyor? Bu oyun işinizi kolaylaştırabilir.
Önce çocuğunuza en sevdiği oyuncak hayvanını almasını söyleyin. Sonra da karton kutuyu rahat bir yatağa dönüştürün. İçine havlu, ufak yastık ve ya yastık vazifesi görecek bir şey yerleştirin.
Oyuncak yatağı çocuğunuzun yatağının başucuna koyun. Sonra uyku saatinin geldiğini ve oyuncağını yatağına yatırmasını söyleyin. Oyuncağını sallayarak, ninni söyleyerek uyutmasını sağlayın.
Söylediği ninni ve ya anlattığı masal telkin görevi yapacak ve çocuğunuza uykuya dalacaktır.
Balık Avı
*Gerekli olanlar: İp, ambalaj bandı, küçük bir mıknatıs parçası, büyük tel ataçlar, karton ve sopa.
Sopanın ucuna 40-50 cm uzunluğunda bir ip bağlayın. İpin boşta kalan ucuna da mıknatısı bağlayın. Sonra kartonun üzerine balık resimleri için ve ya dergilerden balık resimleri yapıştırın. Balık resimleri kesip çıkartın. Arkalarına bantla tel ataçları tutturun.
Balıkları ataçlar üstte olacak şekilde yere yayın. Önüne de ufak bir engel koyun. Ufak bir sehpa ve ya masa gibi. Çocuğunuz masanın arkasına geçsin. Oltayı masanın üzerinden uzatarak yerde yayılı duran balıkları görmeden yakalamaya çalışsın. Hadi rastgele.
Kendi fikrim, bu oyunu iki olta ve daha çok balık yaparak, kim daha fazla balık tutacak şekilde bir yarışa da çevirebilirsiniz. Ya da balıkların üzerine rakam, ya da yapılacak bir şey yazarak ( iki kere kuş gibi öt, 3 kere kedi gibi miyavla) daha eğlenceli hale dönüştürebilirsiniz.
MALZEMESİZ OYUNLAR
Özellikle küçük çocukları seyahatte ya da doktor sırası beklerken, restoranda yemeğin gelmesini beklerken, yürürken oyalama oyunları J.
Aptalca sorular
Çocuğun hayal gücünü geliştirmek ve eğilimlerini keşfetmek için aptalca sorular sorun.
Örnek;
-Bir çocuk varmış. Bu çocuk acaba köpek mi olmak ister, geyik mi?
-Geyik.
-Neden?
-ve çocuk nedenini anlatır…
Bana renk bul
Etrafınızda gördüğünüz renkleri sorarak o renkteki nesneleri bulmasını isteyin. Kırmız renk ne var, yeşil ne var gibi.
Nerede Yazıyor
Yoğun bir trafiktesiniz ve ya uzun bir yol yürüyorsunuz. Çocuğunuz okuma yazma biliyorsa ona etrafınızda tabelalardan görüp okuduğunuz yazıları bulmasını isteyin.
Biz çocukken ablamla çok oynardık bu oyunu. Dolmuştayken en sevdiğim oyundu bu.
Sözcüklerin Anlamı
Çocuğunuza her gün karşılaştığı bazı kelimelerin onun için ne anlama geldiğini sorun.
Örneğin; sevgi, aşk, nefret, ölüm, eğitim, anne, baba, evlenme, boşanma. Aldığınız cevaplar şaşırtıcı olabilir. Hatta bazıları kayda değer olur bunları not edin.
Yanlışlarda Bip
Çocuğunuzun iyi bildiği bir şarkıyı ve ya hikâyeyi seçin. Önce bunun doğrusunu söyleyin. Sonra da arada yanlış kelimeler kullanarak tekrar anlatın ve ya söyleyin. Onunda her yanlışı bulduğunda ‘bip ‘ sesi çıkarmasını isteyin. Dikkatini ölçmüş olursunuz.
Hadi gelin çocukluğunuzda oynadığınız oyunları paylaşın bizimle. Biraz nostalji yapalım hep beraber. Çocukluğumuza dönelim o günleri analım.

KAHVALTI ÖNERİLERİ


Önce, kahvaltının çocuklarımızın gelişiminde ki önemiyle ilgili bir yazıyı paylaşmak istiyorum.
Kaynak: http://www.genelsağlıkbilgileri.com/

‘Birçok çocuk güne kahvaltıyla başlar ve kahvaltıyı takip eden ilk 10 saat içinde yi­yeceklere çok fazla ihtiyaç duymaz.

Kahvaltı, çocukların kan şekerini düzenler; bu nedenle çocuk sağlığı için oldukça önemlidir. Kahvaltı çocukların okulda gösterdi­ği performansı doğrudan etkiler.

Uzmanlar sağlıklı bir şekilde kahvaltı eden çocuk­ların sabah saatlerinde daha başarılı olduğunu belirtmektedir. Kahvaltı eden ço­cukların hızı, etkiye tepki verme kabiliyeti ve problem çözme yeteneği gelişerek ar­tar.

Kahvaltı eden çocuklar özellikle de sabah saatlerinde daha azimlidir. Kahvaltı etmeyen çocukların konsantrasyon düzeyi düşüktür. Kahvaltı etmeyen çocuklar standart başarı testlerinde kahvaltı eden çocuklardan daha düşük notlar alırlar.

 Düzenli olarak kahvaltı yapan çocukların beslenme tarzını kahvaltı yapmayan ço­cukların beslenme tarzı ile kıyaslayan araştırmacılar, kahvaltı öğününü atlayan ço­cukların bazı besin değerlerinden yoksun olduğunu bildirmiştir.’

MAYALI KREP:
Annemlerin eskiden beri çok yaptıkları bu krep onların deyişiyle ‘akıtma’ yı çok severiz. Genelde 5 çaylarında patates salatasıyla dürüm yaparak yeriz. Ama tabii reçel, marmelat ve ya nutella sürerek tüketilebilir. Normal krepten farklı olarak daha hafif oluyor. Bir az daha ekmek tadında. Kıvamını kendiniz ayarlayabilirsiniz kalın ve ya ince olarak.
Bu sefer ben tatlı olarak tahin ve pekmezli bir harç hazırladım içine de çıtırlık vermesi için mısır gevreği serpiştirdim. Kızım çok sevdi.

Tuzlu olarak da krem peynir sürdüğüm krepin içine rendelenmiş kaşar peyniri koydum.

Gerekli malzemeler:

-yarım paket yaş maya
-1 bardak ılık süt
-1.5 bardak ılık su
- 1 çorba kaşığı şeker
-1 yumurta
-2 su bardağı un
Yapılışı:
-Mayayı süt, su ve şeker ile karıştırarak kabarmasını bekleyin. İçine biraz tuz ve unu karıştırarak boza kıvamında bir hamur elde edin. 1 saat bekletin. Bunu geceden hazırlayıp buzdolabında da bekletebilirsiniz. Sabah kalktığınızda kahvaltınız için hazır olur.
Tavayı yağlayıp birer kepçe dökerek krepleri pişirin.
Bir diğer pratik tarifim;

MİLFÖY HAMURUNDA PEYNİRLİ YUMURTA:
Gerekli malzemeler:
-4 yaprak milföy hamuru
-Rendelenmiş beyaz peynir
-Rendelenmiş kaşar peyniri
-1 yumurta

Yapılışı:
Hamurları biraz inceltin, muffin kalıbınına yerleştirin.
İçine hazırladığınız yumurta ve peynir karışımını paylaştırın. Dilerseniz sosis ekleyebilirsiniz. Açıkta kalan hamurun üzerine yumurta sarısından sürün.
160 decere ısıtılmış fırında 20 dk kadar pişirin.

Haşlanmış yumurtayı sunma önerisi:
Haşlamış olduğunuz katı yumurtayı ortasından dikkatlice kestikten sonra sarısını çıkarın ve krem peynirle karıştırarak tekrar yumurtanın ortasını doldurun. Üçgen kesilmiş ufak bir kaşar peyniri saplayın. Bu şekilde çocuklara daha yumuşak, lezzetli ve eğlenceli gelebilir.

Sevgiler,

PATATES PÜRESİ YATAĞINDA KAŞARLI TAVUK


Bu yemeğimiz yine daha çok küçük çocuklara göre oldu. Artık kızım büyüdü bizim için yapılan yemeklerden yediği için sorunumuz daha çok küçük olanla.
Kerevizi ben çok severim. Yemeklere verdiği aroma çok hoşuma gider. Çoğu kişi sevmez biliyorum. Hele de ağız tadı günden güne değişen büyük çocuklar hiç sevmez.
Demir 1 yaşını geçti ve ben şu anda ne yese kardır diye tüm tatları deniyorum. Eminim ki şimdi severek yediği ıspanağı, karnabaharı, kerevizi ve pırasayı ileride yemeyecek. İnşallah yanılırım.
Hemen bir parantez açalım ve bu güzide sebzenin faydalarına bakalım:
Kerevizin faydaları:
B vitamini, demir ve kireç yönünden çok zengin olan kereviz, şeker, yüksek tansiyon ve romatizma hastalıklarına iyi geliyor. Ayrıca:
Sinir yorgunluğunu giderir, iştah açar, ağız kokusunu giderir, öksürüğü keser, kanı temizler.
Böbrek kum ve taşları düşürmede büyük rol oynar, cilde tazelik ve parlaklık verir, unutkanlığa iyi gelir.
Anne sütünü arttırır.

Yıllar önce bir arkadaşımdan gördüğüm tavuk pişirme yöntemini hatırladım geçen gün.  Onu Demir’in yiyebileceği şekilde uyarladım içine kereviz eklediğim patates püresi ile birlikte verdim.
Gerekli malzemeler:
-3 -4 tavuk göğüs fileto.
-Bir ufak kereviz
-1 orta boy patates
-3-4 dilim taze kaşar peyniri
- Süt
- Tereyağı
- Tuz, karabiber
Yapılışı:
Tavukgöğsünü kasabınıza ince ince fileto şeklinde kestirin.
Kare kare alüminyum folyolar hazırlayın. Folyo içine filetoyu koyun, hafif tuz ve karabiber serptikten sonra kaşar peynirini yerleştirin. ( 1 yaşından küçükler için baharat kullanmayın)
Rulo yaptıktan sonra kereviz yaprağı da koyup tavuğu folyoyla bon bon şeker gibi sarın.
Diğer filetoları da bu şekilde hazırlayın.
Bir tencerede suyu kaynatın ve folyoya sarılmış tavukları içine atın.
Yaklaşık 15-20 dk pişirin.
Diğer yandan kereviz ve patatesi haşlayın, süt ve tereyağı ekleyip püre yapın.
Süzgeç yardımıyla folyoları çıkarın ve soğuk sudan geçirip bir tabak içinde dikkatlice açın. İçinden çıkacak suyu da tabakta biriktirin.
Tavukları ufak ufak keserek püreyle servis edin. Üzerine etin suyunu gezdirin.
Vaktiniz varsa çocuğunuzun ayına yaşına göre isterseniz beşamel sos da hazırlayabilir ve üzerine dökebilirsiniz.
Afiyet olsun…
Ara ara yazılarımda Patsy Westcott’un ‘Bebekler ve Çocuklar için Sağlıklı Beslenme’ kitabından bazı bilgileri paylaşmak istiyorum sizinle.
Neyi ne kadar vermeli?
Bazen biz anneler bebeğimizin ne kadar yemesi gerektiği konusunda tereddütler yaşarız.
Porsiyon büyüklükleri çocuktan çocuğa değişiyor oysa. İlk başlarda küçük porsiyonlar verin eğer çocuğunuz tabağını çabuk bitiriyorsa verdiğiniz miktarı arttırtın.
6-9 ay arasındaki bebeğinize günde 2-3 kez nişastalı, karbonhidratlı gıdalar verin (patates, makarna ve ya pirinç). Günde iki kez meyve, günde bir kez et/balık/tavuk eti ve ya sebzelerden protein kaynağı olabilecek mercimek, 1 yumurta, fasulye, ayrıca bunlara ek olarak 500 ml anne sütü ve ya biberon sütü almasını sağlayın.
9-12 ay arasındaki bebekler içinse günde 3-4 kez nişastalı gıdalar, 3-4 kez meyve/sebze, bir kez et ve 500 ml süt gerekmektedir.
Herkese sağlıklı ve mutlu haftalar diliyorum.

19 Kasım 2010 Cuma

KREMALI ISPANAK ÇORBASI



Ispanak sevenler grubundan mısınız? Ben kendimi bildim bileli ıspanağı sevmişimdir. Yemeğini böreğini severek yerim. Ama yanında yoğurt yoksa asla yemem J.
Peki, çocuğunuz ıspanağı seviyor mu?
Ispanak dediğinizde o minik yüz ne şekle giriyor?
-Kaşlar havaya kalkıp ağız mı büzülüyor?
-Yoksa kaşlar havaya kalkıp, bir gülümseme mi beliriyor?
Acaba kaç kişi ikinci şık der merak ediyorum.
Benim küçük bayan gurmem ıspanakla bir küs bir barışık vaziyette.
Bebekken ek gıdalara başladığımız dönemde ıspanağı önce bir iki yaprak sebze çorbalarına kattım, sonra sebze pürelerine kattım, derken çorbası, yemeği vs çeşitlerini denedik.
Sevdi mi? Evet sevdi ama sonraları mızmızlanmaya başladı.
 Evde yenmeyen şey okulda yenir ya.
Yuvadayken yiyordu.
Bir ara ‘evet anne ıspanak çok faydalı, ıspanak yap’ dedi, ertesi gün ‘dilim bir kötü oluyor yemiycem’ dedi.
 Şu anda yine küs dönemindeyiz. Ama ben kararlılıkla yapmaya ve ona az da olsa yedirmeye devam ediyorum.
Kardeşi,  1 yaşına bastı ve ben şimdi onun için ıspanağı yedirme ve sevdirme çalışmalarına başladım. Buda bir dernek çalışması gibi oldu. ‘Ispanağı yedirme ve sevdirme derneği’, var mı üye olmak isteyen : D?
Şaka bir yana bu değerli sebzeden çocuklarımızı mahrum etmek istemiyoruz değil mi? Değişik yöntemler deneyerek  yedirmeye çalışıyoruz.  Birkaç örnek vermek gerekirse:
-Patates püresinin içine katmak
- Haşlayıp ezerek köftelere katmak
-Yine haşlayıp beşamal sosla karıştırmak
Bugün biz çorbasını yapıyoruz. Bu çorbayı bebeğinizin ayına göre ve ya çocuğunuzun damak zevkine göre değiştirebilirsiniz. İster soğansız, ister bol patatesli, ister bol ıspanaklı ve ya kremasız şeklinde.
Ben bu seferlik  ıspanağını az tuttum.
Kremalı Ispanak Çorbası
Gerekli malzemeler:                                 
2 patates
 2 soğan
3.5  bardak su


Yarım demet ıspanak
1 soğan
1 yemek kaşığı tereyağ
1.5 yemek kaşığı nişasta*
1.5 su bardağı süt*
Yapılışı:
Patates ve soğanı suda haşlayın, bu suya ıspanak köklerini de koyarsanız iyi olur.
Suyu süzün.
Bir kapta ufak ufak doğradığınız soğanları tereyağı ile soteleyin. Minik minik kesilen ıspanakları içine katarak az tuz ve karabiberle sotelemeye devam edin.


Bu arada hatırlatalım, 1 yaşından küçük bebeklere tuz kesinlikle yasak.
Sebze suyunu ekleyip kaynamaya bırakın.
Bir yandan sütle nişastayı karıştırıp kaynamakta olan çorbaya azar azar dökün ve ateşten alın.
Kaselere boşalttıktan sonra üzerine krema gezdirin.
Çorbanız hazır.
*Süt ve nişasta kullanmak istemezseniz, sebze suyuyla beşamal sos hazırlayabilirsiniz. Bu şekilde de gayet lezzetli oluyor.
Sevgiler,
Ferah




18 Kasım 2010 Perşembe

BESLENME ÇANTASI




Okullar açıldı. Bununla birlikte çocuklarımızın beslenmesi ile ilgili endişeler de başladı doğal olarak.

Okulun yemekhanesinde yeseler bir türlü yanlarına beslenme koyulsa bir türlü.
Okula yeni başlayan minikler için durum daha zor elbet. Anneler için desek daha doğru olur aslında.
Damla 1. Sınıfa başladı. Anaokulunda alıştığımız o yemek düzeni, el bebek gül bebek durumları yok artık. E büyüdüler. Hayatın zorlukları ile karşılaşma ve baş etme vakti geldi. İyi de ben bununla nasıl baş edeceğim.
Geçtiğimiz iki hafta boyunca ikilem yaşadım. Hangisi daha sağlıklı hangisi daha mantıklı bilemedim. Okulun yemeklerinden mi yese, yoksa beslenme çantası mı hazırlasam karar vermek de zorlandım.
Tabii ki insanın kendi evinde hazırladığı gibi sağlıklı olmaz. Önce böylesi daha mantıklı deyip onun sevdiği yiyebileceği şeyleri hazırlamaya çalıştım. Okul yakın olduğu için beslenme saatinde sıcak olsun diye kendim götürdüm.
Tabii ilk hafta olmasının etkisi ile öğretmen izin veriyordu velilerin müdahalesine ama artık o başlarında olacak kendi kendilerine yiyecekler. Bu demek oluyor ki sabahtan yanına beslenme çantası vermeliyim. Bu da demek oluyor ki kuru, soğuk, sandviç tarzı şeyler yiyecek. Sonra düşündüm bu da sağlıklı değil.
Şimdi yemekhanede yemeye başladı. Kimi gün yiyecek kimi gün sevmediği bir şey çıktığında yemeyip aç kalacak. Belki de evde yemediği şeyleri orada yemeye başlayacak. Bu da bir tecrübe bizim için.
Bakalım deniyoruz bu ay, o da olmadı beslenme çantasına geri döneceğiz.
Peki ama bu beslenme çantası nasıl hazırlanmalı içine ne koymalı? Çeşitlilik ve yiyeceklerin bir dengede olması şart.
Uzmanlara göre dengeli bir beslenme çantasında olması gereken yiyecekler :
  • Nişastalı  yiyecekler: Ekmek, prinç, patates ve makarnada bol bulunur.
  • Protein bakımından zengin olanlar: Et, balık, yumurta, fasulye gibi.
  • Kalsiyum içeren yiyecekler: Peynir ve yoğurt.
  • Sebze /salata ve meyve.

Nişastalı yiyecekler iyi bir enerji kaynağıdır. Ekmek iyi bir alternatiftir. Çocukların sıkılmamaları için değişik ekmekler kullanabilirsiniz. Baget, pita, çavdar gibi.
Çoğu çocuk elleriyle yemeyi sever. Uzun uzun keseceğiniz havuç, salatalık ve ya seviyorsa kırmızı/yeşil biberi batırıp  yiyebileceği bir peynirli sosla verirseniz eğlenceli ve lezzetli gelebilir.
Yine bu tarz bir sosla yiyebilecekleri, galeta, kraker de hoşlarına gidebilir.
Tatlı ihtiyaçları için kek ve çikolata yerine taze meyve ve kuru meyveler koyun. Mesela güzel bir meyve salatası hazırlayabilirsiniz. İçine fındık ceviz parçaları ekleyebilirsiniz.
Vaktiniz olursa, özellikle küçük öğrenciler için eğlenceli çantalar ve yiyecekler hazırlayabilirsiniz J.
Örnekler için :
Sevgiler,
Ferah


İTALYAN USULÜ PİLAV

Tarifimizin başrolünde pirinç var.

Pirinç, Türk mutfağında olduğu gibi hemen hemen tüm kültürlerin vazgeçilmezidir. Dünya nüfusunun kalori ihtiyacının yarısını karşılayan, yeryüzünde en çok tüketilen bir tahıldır.
Pirinç, Bol miktarda B vitamini ve hazmı kolay nişasta içerir. Glütensiz olduğu için bebeklere önerilir. Pişme suyu ishallere karşı çok etkilidir.
Gerekli malzemeler:
1.5 bardak pirinç
1 orta boy soğan
1 diş sarımsak
100 gr kıyma
1,5 çorba kaşığı salça
Kekik, tuz
Yapılışı:
Soğanı, tercihinize göre zeytinyağında ve ya tereyağında, dövülmüş sarımsakla birlikte kavurun.
Kıymayı ekleyip az çevirdikten sonra salçayı ekleyin.
Pirinci de ekleyin.
Tuz ve kekik ekledikten sonra yaklaşık 3 su bardağı su koyun. Kısık ateşte pişmeye bırakın.
Pilav çok fazla çekmeden ocaktan alın.
Size ve çocuğunuza afiyet olsun. Gayet besleyici ve de lezzetli bu tarifi deneyin.

EK GIDAYA GEÇİŞ DÖNEMİ

EK GIDAYA GEÇİŞ VE YEŞİL FASULYELİ ET

Özellikle yeni anne olanlar ek gıdaya geçiş döneminde bayağı bir bocalıyorlar her şeyde oldukları gibi.
 Bende de öyle olmuştu. Kızım olduğunda ufacık bir şeyde aldığım kitaplara başvuruyor ya da doktora açıp soruyordum.  Özellikle yemek konusu en hassas konuydu tabii. Neyi ne kadar vereceğime ne kadar pişireceğime kadar doktora soruyordum.  Eşim benimle dalga geçer olmuştu artık  ‘adama resmen tarif yazdırıyorsun’ diyordu.
Annem de alınmıyor değildi hani. ‘Sanki biz hiç çocuk büyütmemişiz’ diye sitemde bulunuyordu, 6 çocuk doğurmuş kadın olarak J
Ama işte biz zamane anneleri sadece bildiğimizi okur oluyoruz. Her şeyi daha iyi biliyoruz, daha bilinçliyiz ya :P.
Herkesin kendine göre eğrileri doğruları var elbet. Bu doğrular, aile alışkanlıklarına, yetiştirilme tarzına, sosyoekonomik durumlara bağlı olarak değişiyor.
Çocuklarımızın yeme alışkanlıkları da biz annelerin kendi bildiğimiz yöntemleriyle şekillenir.
Ek gıdaya geçiş ve sonrası minik insanın dünya nimetleriyle tanışma dönemidir ve heyecan verir.
Ona göre alışveriş yapılır mutlulukla.
 Küçük küçük yemek tabakları, saklama kapları, suluklar, en cicili bicili önlükler alınır.
İlk yiyecekleri meyve suyu ve yoğurttur. Meyve suyu olarak elma ile başlanır genelde.  Katı meyve sıkacağında sıkılır ya da cam rendede rendelenip eskilerin yaptığı gibi tülbentte sıkılır.
Yoğurt her gün taze olarak mayalanır. ‘ Ay oldu mu? Tuttu mu tutmadı mı?’ endişesi yaşanır.
Evcilik oyunu başlamıştır artık J.
İlk denemeler neşeli gelir. Sonrasında ağızdan püskürtülen yoğurt ve ya çorbalar, içilmeyen meyve sularıyla günlerimiz kâbusa döner.
Kahvaltı denemeleri, değişik çorba denemeleri, ziyan olan yemekler atlanan öğünlerle perişan oluruz.
İkinci kez anne olanlar bu dönemi çabuk atlatırlar. Biraz daha tecrübeli olduklarından daha soğukkanlı davranırlar. Ama yeni anne olanlar genelde maalesef daha stresli olurlar. Moraller hemen sıfıra iner.
Yeni annelere tavsiyem ek gıdaya geçiş de bebeğe ve kendinize zaman vermek. Siz stres oldukça sıkıldıkça bu huzursuzluğunuz bebeği de huzursuz edecektir. Hazırladığınız yemeği yemediyse o hafta ara verin sonra tekrar deneyin.
 Önce minik porsiyonlarla başlayıp sonra arttırın. Bebeğinizi tanıdıkça neyi nasıl sevdiğini öğrenecek ve ona göre sunumlar hazırlayacaksınız. Özellikle pütürlü yiyecekler de acele etmeyin.
Birkaç öneri de Patsy Westcott’dan:
-          Bebeğinize tüm dikkatinizi verebilmek için, sessiz, rahat bir zaman seçin.
-          Bebeğinizin katı gıdaları ilk tatması için günün, rahat ve mutlu olduğunuz ve başka şeyler yapmak için acelenizin olmadığı anları seçin.
-          Bebeğiniz hastaysa, rahat değilse normale dönene kadar bekleyin.
-          Bebeğinizin kendi kendine ilerlemesine izin verin.
-          İştahlı bebekler katı gıdalar konusunda hızlı ilerleme gösterirken bazı bebeklerinki daha uzun sürebilir.
-          Her beslenmede bebeğinizin aynı miktarı yemesini beklemeyin. Bir gün tabağını bitirirse ertesi gün sadece bir kaşık yiyebilir.
-          Kaşıkla yemek yeni bir şey olduğundan hemen kabul etmeyebilir. Kaşığı ağzına çok fazla sokmayın.
Bu haftaki tarifimiz de tabii ki minik bebekler için. Taze fasulye zamanı geldi geliyor. Hem etli hem tavuklu hazırlayabilirsiniz.
YEŞİL FASULYELİ ET (6 aylık bebekler için)
1 küçük patates
1 avuç yeşil fasulye
1 domates
10-15 gr kıyma
Sebzeleri güzelce yıkayın.
Domatesi bir iki yerinden bıçakla çizin ve 2 dakika kaynar suya atın. Kabuğunu soyun.
Kıymayı sebzelerle birlikte bir tutam şekerle yaklaşık 20 dk pişirin.
Süzün ve blenderdan geçirin.
Bebeğinize afiyet olsun.
Önümüzdeki haftalarda yine bu dönemde yiyecek çeşitliliği ve yiyecek karışımlarına yer vereceğim.
Bu arada, tüm fedakâr ve vefakâr annelerimizin, bu güzel duyguyu yeni tadan ve bebeklerini kucaklarına almayı bekleyen anne adaylarının anneler gününü de şimdiden kutluyorum.
Sevgiyle kalın…
Ferah